Yağlar – Zeytinyağı – Tereyağı – Ayçiçek Yağı

0
21

Vücudumuzun tümüyle normal çalışması, gelişmesi ve tamiri için, ağırlık ve yaş durumumuza göre çeşitli yağlardan yeterli miktarda yemeye mecburuz.

Yağ kaynakları:
Yağlar, vücut için önemli bir enerji kaynağıdır. 1 gram yağ 7 – 9 kalori sağlar. Yağlar, vücudumuzda sıcaklık sağlamada kullanılır. Yağlar, bitkisel ve hayvansal olmak üzere iki grupta toplanır:

Hayvansal: Tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı, yumurta sarısı yağı, balık yağı vb.
Bitkisel: Zeytinyağı, ayçiçekyağı, kuru yemişlerdeki yağlar vb.

Bu iki kaynaktan sağlanan yağlardan her gün yeterli miktarda yemek zorundayız. Bu iki gruptaki yağların vücudumuz için ayrı ayrı önemi vardır. Şöyle ki:

Hayvansal yağlar: Hayvansal yağ denilince, daha çok tereyağı, yumurta sarısı ve balık yağı anlaşılır. Bunlarda, yağlarda eriyen vitaminler vardır. Bu vitaminleri (A, D, E) ancak yağlarla alabiliriz. Yeterince hayvansal yağ yenmezse, vücut bu vitaminleri alamaz ve rahatsızlıklar başgösterir.
Bitkisel yağlar: Bunların hazmı kolaydır. Ayrıca her birinin ayrı ayrı tıbbi özellikleri vardır. Orta yaşlılarda her 1 kg ağırlık için 1 gram yağ hesap edilir. Buna göre 70 kg’lık bir kimse günde 20 gram taze tereyağı, 40 gram bitkisel yağ (ayçiçeği, mısır, haşhaş, pamuk, susam) ve 10 gram zeytinyağı yemelidir.

Vücudun sağlıklı yaşaması için genel kural; hayvansal yağ / bitkisel yağ oranının 1/3 şeklindedir. Yani günlük yağ ihtiyacının üçte biri hayvansal, üçte ikisi bitkisel kaynaklı olmalıdır. Yağ denilince, etlerin kasları içindeki yağlar ve kuruyemişlerdeki yağlar da dahildir. O gün kuruyemiş yenmiş ise, ondan gelen yağ da hesaba katılmalıdır.

Süt, peynir ve yumurta sarısındaki yağlar da hayvansal yağ ihtiyacı kapsamındadır.

Yağların fayda ve zararları:
Hayvansal yağlar: Hayvansal yağ denilince, taze tereyağı, süt ve yoğurt içindeki yağ, peynirdeki yağ, yumurta sarısı yağı ve balık yağı anlaşılır. Ayrıca etlerin içindeki yağlar da hesaba katılmalıdır. Hayvansal yağlar ve bilhassa taze tereyağı, yağda eriyen vitaminleri aldıkları için mutlaka her gün tavsiye edilen miktarda yenilmelidir. Bu miktarlardan az yenilirse, yağda eriyen vitaminler yeterince alınamaz. Bu da o kimsenin sağlığını bozar.

Buna karşılık hayvansal yağlar tavsiye edilen miktarlardan fazla alınırsa, bunların hazmı zor olduğundan, karaciğer bozulur ve yorulur; bağırsaklarda sık sık ishal belirir, genel beslenme dengesi bozulur. Öte yandan hayvansal yağlarda, o hayvanın vücudundaki kolesterol, çeşitli hastalık mikropları ve zehirler, yemleriyle aldıkları ilaç artıkları toplanır ve bunlar yağlarıyla insanlara geçer. Bilhassa kolesterol bu bakımdan önemlidir. Bu sebeplerle, hayvansal yağların belirli miktardan fazla yenmesi faydadan çok zarar getirir.

Bitkisel yağlar: Bunlar, kolay sindirilir. Yalnız yağ bitkileri, tarlada ekiliyken ilaçlanırsa, bazı ilaçlar, yağlarında toplanarak insanlara geçebilir. Ayrıca yağlı tohumlar, ambarlarda küflenirse, bunlarda sağlığa zararlı maddeler oluşur ve yağı ile insanlara geçer. İhtiyaçtan fazla yenen bitkisel yağlar hazım bozukluklarına neden olur. Bitkisel yağlar, hayvansal yağların getirdiği kolesterolü vücuttan atmaya yarar.

Gerek bitkisel, gerekse hayvansal yağ tüketimi, normal ihtiyaçtan fazla olursa, akciğerlerde yağlanmaya, bronşlarda tıkanmlara, bronşite ve vereme neden olabilir.

Yağların saklanması ve korunması:
Gerek tereyağı, gerekse bitkisel yağlar, ufak teneke kutularda, ağzı kapalı olarak saklanmalıdır. Çünkü yağlar, ışık ve hava temasında çabuk bozulurlar. Bozulan yağlar, karaciğere ve bağırsaklara zarar verir. Teneke kutu yoksa, renkli şişe ve kavanozlarda da saklanabilir. Yağ kutuları ve şişeleri, buzdolabında ve serin yerlerde saklanmalıdır.

Yağların elde edilmesi:
Tereyağı: Hayvansal yağ denilince, daha çok tereyağı akla gelmelidir. Tereyağı, yoğurttan elde edilirse, sağlık için daha faydalıdır. Çünkü yoğurt mayası (bakterileri) sütten gelen ve tereyağına geçen çeşitli mikropları öldürür ve zararsız hale getirir. Ayrıca ayrandan elde edilen tereyağı daha güzel kokar.

Bitkisel yağlar: Bunların sağlık için faydalı olanı, ezilerek soğuk preslerde sıkılmak suretiyle elde edilenidir. Çıkan yağ, kaplarda dinlendirilir ve küçük kaplara konarak ağzı kapatılır. Kimyasal çözücülerle elde edilen ve presten çıktıktan sonra kimyasal işlem gören yağlar tıbbi özelliklerini kaybeder.

Yağların kullanılması:

Tereyağı, kahvaltıda çiğ olarak yenilmeli ve yemeklerde de, pişip ocaktan indikten sonra konulmalıdır. 45°C’den fazla sıcaklıkte tereyağı tıbbi değerini kaybeder.
Bitkisel yağlar da yemeklere ateşten indikten sonra katılmalıdır. Kızartmalar, bol yağda yapılarak yağın yanması önlenmelidir. Gerek bitkisel, gerekse hayvansal yağlar kızarıp kahverengine dönüşürse, orada kısmen katran meydana gelmiş demektir. Bu madde, insanlarda kansere neden olmaktadır. Salça, domates ve soğan gibi yemeğe konan maddelerin yağla kavrulması esnasında yağın yanması önlenmelidir. Yağ, hiçbir zaman kahverengine dönmemelidir. Salça, soğan ve domates gibi şeyler az su ile pişirilmeli ve yağ, sonradan katılmalıdır.

Kaynak: Gıdalar ve Sağlığımız – Dr. Mehmet Göbelez. (Kitabın ilk baskısı 1969 yılına ait olduğu için bazı kısımları Türkçeleştirdim. Yaptığım alıntı ve içeriğinden doğabilecek sorunlardan sorumluluk kabul etmediğimi bir kez daha belirtmek isterim.)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here