İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. İstanbul Depremi Ne Zaman? Riskli Bölgeler Nereler?

İstanbul Depremi Ne Zaman? Riskli Bölgeler Nereler?

istanbul depremi ne zaman

İstanbul depremi, son zamanlarda Elazığ, İzmir gibi illerimizde meydana gelen depremlerin ardından en çok konuşulan ve merak edilen konulardan biri oldu. Özellikle Kandilli Rasathanesi tarafından yapılan açıklamalara göre, Silivri – Kumburgaz ve Büyükçekmece açıklarındaki fay parçasında anomaliler gözlendiği ve gelecek depremin bu bölgede beklendiği açıklandı.

Özelikle son 20 yıldır İstanbul üzerinde büyük bir depremin ne zaman yaşanacağı büyük bir merak konusu. Evet, bir depremin yaşanacağı ve bu depremin büyük bir deprem olacağı herkes tarafından biliniyor. Yeni yılla birlikte de insanların aklında İstanbul depremi 2021 senesinde yaşanır mı sorusu yeniden canlandı. Depremin ne zaman gerçekleştiğini hiçbir şekilde bilemeyiz ama uzmanlar bu konuda görüşlerini bize sürekli olarak aktarıyor.

İstanbul Depremi Ne Zaman Olur?

İstanbul’da yaşanacak bir depremin zamanını bilemiyoruz fakat çeşitli deprem ve yer bilimciler, İstanbul’da olası bir depremin oldukça yakın bir tarihte gerçekleşebileceğini düşünüyor. Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, deprem hakkında yazdığı kitapta da bu konuda önemli uyarılar yaptı. İstanbul açıklarında 1999’dan itibaren 30 sene içerisinde olması beklenen 7.2 büyüklüğünde bir depremin zamanla daha da yaklaştığını vurguladı.

Görür, bu depremin 30 sene içerisinde olma olasılığının %60’dan fazla olduğunu da açıkça belirtti. Görünen o ki önümüzde ki 30 sene içerisinde İstanbul depremi gerçekleşme ihtimali oldukça yüksek. Yazımın ilerleyen bölümlerinde okuyacağınız gibi, deprem gecikse bile mutlaka gerçekleşecek ve iyimser senaryolar bizi ne kadar rehavete sürüklerse sürüklesin, depremden kaçış yok.

Prof. Dr. Şerif Barış’a göre, depreme dayanıklı binalar, depreme hazır bilinçli bir topluma ve deprem ile yaşamayı öğretebilecek toplumsal eğitimlere ihtiyacımız var. Prof. Barış, uzun süredir televizyonlar ve sosyal medya aracılığıyla toplumu aydınlatmaya çalışsa da, henüz toplumsal bilinç oluşması için alınacak çok yolumuz var.

Depremin ne zaman olacağını beklemekten ziyade depreme hazırlıklı olmak çok daha önemli. Depremin hangi gün, hangi saat olacağını günümüz teknolojisi ile maalesef önceden bilemiyoruz. Bu şartlar altında hazırlıklı olmaktan başka çaremiz yok.

İstanbul Depremi Risk Haritası

Risk Haritası

İstanbul depremi riskli semtler, 17 Ağustos 1999 depreminden sonra iyice önemli bir duruma geldi. İnsanlar yaşadıkları yerlerin güvenli olup olmadığını ya da ne kadar sağlam bir bölgede oturduklarını merak ettikleri için uzmanlar bu konu üzerinde ekstra çalışmalar gerçekleştirdi. Hatta 1999 depreminden sonra değişen yönetmeliklerce başta kamu binaları olmak üzere, deprem anında en çok ihtiyaç duyulacak bina güçlendirme çalışması yapıldı veya yıkılıp yeniden inşa edildi. Fakat yine de düşük, orta ve yüksek derecede riskli bölgeler bulunuyor. Bunlar;

Düşük Derecede Riskli Bölgeler:

Bu bölgelerde deprem yaşanma olasılığı diğer bölgelere göre daha düşük fakat yine de düşük de olsa İstanbul’da riskli bölgeler arasında.

İstanbul Düşük Riskli Deprem Bölgeleri
Darıca Pendik Kızıltoprak Suadiye
Bostancı Kartal Ümraniye Kadıköy
Şile Polonezköy Bahariye Dolayoba
Haydarpaşa Erenköy Kozyatağı İçerenköy
Altunizade Fenerbahçe Koşuyolu Acıbadem
Adalar Rumelihisarı Eminönü Sarıyer

Orta Derecede Riskli Bölgeler:

Bu bölgeler yukarıda saydığımız semtlere göre daha risklidir. Deprem olduğunda çok şiddetli olmasa da, depremden etkilenecek ve hatta hasar görecekler. Bu bölgelerin orta düzeyde tehlikeli olması, buralarda yaşayanları ne rehavete sürüklemeli ne de paniğe sevketmeli. Her ne kadar elimizde ivme haritaları olsa da, depremin nerede ne kadar etkili olacağını önceden öngöremeyiz.

İstanbul Orta Riskli Deprem Bölgeleri
Beşiktaş İstinye Kasımpaşa Güngören
Salıpazarı Üsküdar Beylerbeyi Küçüksu
Karaköy Tophane Çayırbaşı Tarabya
Eyüp Sütlüce Alibeyköy Balat
Şehzadebaşı Küçükyalı Ortaköy Dereboyu Beykoz

İstanbul Depremi Riskli Bölgeler Yüksek Risk Taşıyan Alanlar:

Yüksek Riskli Bölgeler

Olası bir İstanbul depreminde birazdan sayacağımız bölgelerin zarar görme potansiyeli oldukça yüksek. Bu bölgelerde yaşayan insanların fazlasıyla dikkat etmesi ve depreme hazırlıklı olması gerekiyor. Hatta bu noktada özellikle Avcılar ilçesine değinmeliyim. İstanbul deprem zemin haritası incelendiğinde Avcılar bölgesinin oldukça hassas ve riskin yoğun olduğunu görebiliriz. Bu bölgelerin dışında;

İstanbul Yüksek Riskli Deprem Bölgeleri
Avcılar Ambarlı/td> Haramidere Ataköy
Zeytinburnu Florya Nakkaşdere Azaplı
Küçükçekmece (kıyı) Esenkent Ispartakule Kanarya Mah.

Bu bölgeler yüksek riskli olduğundan mevcut yapıların kontrol edilmesi gerekiyor. Ayrıca, bu bölgelerde yeni bir inşaat yaparken tek bir taş parçasına bile dikkat etmeliyiz. İstanbul depremi en çok nereyi etkileyecek? diye bir soru sorulduğunda bu bölgeleri başa yazabiliriz. Bu bölgelerde toplumun ve belediyelerin üzerlerine düşen görevi fazlasıyla yapması gerekir.

Buna ek olarak, 26 Eylül 2019 tarihinde Silivri açıklarında gerçekleşen 5,7 büyüklüğündeki deprem de, şehrin özellikle batı bölgelerinde hasara neden oldu ve Avcılar’da Kentsel Dönüşüm çalışmalarını hızlandırdı. Avcılar’daki süreç ile ilgili bilgi almak ve kentsel dönüşümden yararlanmak istiyorsanız, Avcılar Belediyesi’nin hazırladığı broşürü inceleyebilirsiniz.

Yaşadığınız yerin deprem riskini mahalle ve sokak bazında öğrenmek istiyorsanız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı ilçe bazlı zemin ve risk haritalarına bakmanızı tavsiye ediyorum.

İstanbul Depremi Olursa Ne Olur?

İstanbul Depremi Olursa Ne Olur?

İstanbul’da beklediğimzi depremde, ülkemizin şu ana kadar yaşamadığı kadar ağır can ve mal kaybı yaşayacağız. Her ne kadar uzmanlar bunu sürekli söylese de, küçük depremlerde hatırlayıp sonra unutuyoruz. Özellikle 2009’da açıklanan afet senaryosunun dahi ötesinde -maalesef- yıkım yaşayacağız. 1999 depreminde hasar gören bazı ağır hasarlı, orta hasarlı ve düşük hasarlı binaların incelemesi ve güçlendirmesi bile henüz yapılmamışken, geç kaldığımızı söylersem abartmış olmam.

Bu durumda İstanbul depremi yorumları incelendiğinde senaryolar hiç iç açıcı değil. Hatta İstanbul’un iç bölgelerine kurtarma ekiplerinin girip giremeyeceği bile tartışılıyor. Özellikle bu durumları engellemek için başlatılan kentsel dönüşüm projeleri de halen istenilen seviyede değil. İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Cemal Gökçe, İstanbul üzerinde yapı durumunun %25’inin kullanılamaz olduğunu belirtiyor ve ekliyor:

İstanbul depremi hakkında tahmin vermek gerekirse en acı tahminlerden biri bu durum diyebiliriz. Belki daha fazlası olacak ama halihazırda daha azının olması gibi bir durum şu an -maalesef- söz konusu değil. Bu konuşmaların da 2021 senesinden çok önce yapıldığını düşündüğümüzde durumumuz oldukça kötü diyebiliriz.

İstanbul Depremi’nde 1999 Yılında Kaç Kişi Öldü?

17 Ağustos Depremi ne yazık ki büyük acılara neden oldu. Türkiye’nin en önemli sanayi bölgelerinden birinin hemen altında meydana geldi ve büyük yıkıma neden oldu. Nüfus yoğunluğu da can kaybının artmasında etkili oldu. Resmi sayılara göre 18.373 kişi hayatını kaybetti. 48.901 kişi yaralandı ve 5.840 kişi de kayboldu. İstanbul’da, 981 kişi hayatını kaybetti.

Yaşadığımız felaket çok büyük olmasına rağmen maalesef aradan geçen zaman bize depremi unutturdu. Zaman zaman küçük depremlerle bu gerçeği hatırladığımızda da hep teknik konularla ilgilendik. Halbuki İstanbul depremi kaç büyüklüğünde olacak? gibi bir soru ile uğraşmak yerine olası bir depremde nasıl can ve mal kaybını aza indiririz sorusuna kafa yorsaydık, bugün daha iyi bir durumda olabilirdik. Benzer şekilde, binaları nasıl sağlam hale getiririz? gibi bir soru da, hala sormamız gereken en önemli sorulardandır.

Doğal felaketlerin ve hastalıkların ne zaman geleceğini bilemediğimiz için her daim hazır olmayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Depremin ya da felaketlerin ne zaman geleceğini düşünmek yerine ne kadar hazırlıklı olduğumuzu düşünüp önlem almalıyız. Daha sonrasında ise felaketlere hazır olup herkesin bilinçli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. İstanbul depremi yaklaşıyor mu? Sorusunun cevabı “Evet” ama depremin etkisi azaltılabilir mi? Sorusunun da cevabı “Evet”tir. İşyerimizde ve evimizde zaman zaman deprem tatbikatı yapmalıyız. Depremden sonra ihtiyacımız olan eşyaları, her zaman kolayca ulaşabileceğimiz bir yerde tutmalıyız. Bu ve benzeri küçük hazırlıklarla bile, depremin büyük zararlarından korunabiliriz.

İstanbul’u Bekleyen Dehşetin İzi: Tarihsel Depremler

İstanbul tarihi depremleri, günümüze ışık tutması açısından çok önemli. İlk kurulduğu günden beri depremlerle sarsılan, sayısız yıkım yaşayan İstanbul, bir yenisine daha hazırlanırken, tarihsel deprem kayıtlarına kısaca göz atmak istiyoruz:

553 İstanbul Depremi

İzmit bölgesinde gerçekleşen, İstanbul’a da büyük hasar veren bir Doğu Marmara Depremi.

14 Aralık 557 Depremi

O zamanki adı Rhegium olan Küçükçekmece açıklarında gerçekleştiği tahmin edilen ve bütün İstanbul’u etkileyen şiddetli bir depremdir. Birçok kaynakta Ayasofya’nın kubbesinin çöktüğü iddia edilir ancak bu depreme ve artçı şoklarına dayandı. Ayasofya’nın kubbesi, depremin meydana getirdiği hasar nedeniyle altı ay sonra, 14 Mayıs 558’de çöktü.

Bu deprem, 1509’daki büyük İstanbul depremine yakın şiddettedir.

26 Ekim 740 Depremi

Marmara Denizi’nin doğusunda gerçekleşen bu deprem, İstanbul ve İznik yöresinde etkili oldu. Birçok kilise, manastır ve devlet binası yıkıldı. Çok sayıda insanın hayatını kaybettiği bu depremde, Trakya çok fazla etkilenmedi.

976 Depremi

İzmit bölgesi depremlerinden, öncekiler gibi İstanbul’da çok ciddi can ve mal kaybına yol açtı. 557 ve 976 depremleri, aynı fay üzerinde gerçekleşti.

26 Ekim 989 Depremi

İstanbul ve Doğru Marmara’yı etkiledi ve büyük can kaybına neden oldu. Bu deprem, deniz surlarını da yıktı ve kabaran sular (tsunami) hem Avrupa hem de Anadolu yakasında karanın içlerine kadar ilerledi.

1 Haziran 1296 Depremi

Şehrin yaşadığı en korkunç depremlerden biridir. Tanık ifadelerine göre o kadar şiddetlidir ki, daha önce böyle bir afet hiçbir yerde yaşanmamıştır. Şehrin surlarının tamamına yakını yıkıldı ve çok sayıda insan bu depremde hayatını kaybetti. Ayasofya depremde herhangi bir zarar görmedi.

23 Nisan 1490 Depremi

İzmit civarında gerçekleşen bu deprem, tıpkı 553 ve 976 depremleri gibi 1999 depreminin gerçekleştiği fay üzerinde gerçekleşti. Çok sayıda can kaybı ve yıkıma neden oldu.

10 Eylül 1509 Büyük İstanbul Depremi

İstanbul’un Fethi’nden sonra Marmara Bölgesi ve hatta Ortadoğu ve Balkanlar’da gerçekleşen en büyük deprem olarak kaydedildi. Kırım ve Kahire’den dahi hissedildiği rivayet edilir. Çok büyük can ve mal kaybına neden oldu. İstanbul’da, 5000 kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

1509 Depremi
1529 yılına ait bu tahta baskı, İstanbul’daki depremde Fatih Camii’nin nasıl zarar gördüğünü ve minaresinin yıkıldığını ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Cenk Yaltırak’a göre, 1509 depremi, kırdığı fay ve neden olduğu hasar açısından, 557 ve 989 depremlerinin eşidir. Prof. Yaltırak, bugün beklediğimiz depremin de, benzer şekilde bu depremlerin bir tekrarı olabileceğini ve 7,7 büyüklüğüne ulaşabileceğini öngörüyor.

Cenk Yaltırak Marmara Depremi
Prof. Yaltırak’a göre, 1509 yılında kırılan Doğu Marmara Fayı, önümüzdeki dönemde kırılması en muhtemel faydır.

12 Haziran 1542 İstanbul Depremi

Marmara Denizi’nde, İstanbul açıklarında gerçekleşti. Trakya’da da hasara neden oldu.

25 Mayıs 1719 Depremi

İzmit’te gerçekleşen bu deprem, Dr. Ramazan Demirtaş’ın gerçekleştirdiği saha çalışmalarına göre, 1999 Gölcük depreminin ikizidir. İzmit ve yöresinde çok ağır hasara ve can kaybına neden oldu. İstanbul’da da yıkıma ve can kaybına neden oldu. Tarihsel olarak, 1490 İzmit depreminin tekrarıdır. Başka bir deyişle, aynı fay üzerinde 1490, 1719 ve 1999 yılında üç deprem olmuştur.

2 Eylül 1754 İstanbul Depremi

12 Haziran 1542 depremi ile aynı fayda gerçekleştiği tahmin edilen, öncesinde öncü depremler olan deprem. İzmit bölgesinde de ciddi hasara ve can kaybına neden oldu.

1754 İstanbul Depremi
1755 yılında Basel’de yayınlanmış bir ahşap baskıda anlatılan 1754 depremi.

22 Mayıs 1766 Depremi

1766 yılında yaşanan depremlerin ilki. Marmara Denizi’nin orta kesiminde meydana geldiği tahmin edilmektedir. İstanbul’da, kamu binalarının büyük çoğunluğu ve evlerin neredeyse tamamı hasar gördü veya tamamen çöktü. Fatih Camii tamamen yıkıldı ve ancak 1771’de yeniden açılabildi.

Ayasofya, depremi yine çok az hasarla atlattı. Süleymaniye, Şehzadebaşı, Valide ve daha yeni tamamlanmış Nuruosmaniye camileri çok az hasar gördü veya hasarsız atlatmayı başardı. Topkapı Sarayı da ciddi hasar gördü ve Sultan günlerce avluda kurulan çadırında uyumak zorunda kaldı.

5 Ağustos 1766 Depremi

Bu yılın ikinci büyük depremi, tahminen Batı Marmara’da gerçekleşti ve yine büyük yıkıma neden oldu. Hasar, Tekirdağ ile Mürefte arasında yoğunlaştı. Ganos bölgesi de yer yer yıkımdan payını aldı. Gerek Mayıs, gerekse Ağustos depremlerinin 7’den büyük olduğu tahmin edilmektedir.

10 Temmuz 1894 Depremi

Marmara Denizi’nin doğusunda meydana gelen bu deprem, 1894 Adalar Depremi olarak da bilinmektedir. İstanbul’da büyük yıkıma yol açtı. Aynı zamanda Yalova ve Karamürsel gibi güney kıyılarını da etkiledi. Nicolas Ambraseys’in aktardığına göre, deprem Kartal açıklarında denizin altından geçen telgraf kablosunu koparttı. Bu da, günümüzde depremde kırılan fay hakkında fikir vermektedir.

Kapalıçarşı büyük oranda çöktü. Ayasofya hasar görmezken Fatih Camii her depremde olduğu gibi yine hasar gördü. Şehir surlarında ciddi hasar meydana geldi. Hasar, özellikle suriçi bölgesinde yoğunlaştı.

1894 İstanbul Depremi

Aletsel Dönemde İstanbul’u Etkileyen Depremler

20. yüzyılda aletsel dönemin başlamasıyla birlikte, depremlerin büyüklüğü ölçülmeye başlandı. Bu gelişme sayesinde sismoloji bilimi çok ilerledi. Bu dönemde İstanbul’u etkileyen depremler ise, aşağıdaki gibidir:

18 Eylül 1963 Adalar Depremi

6,4 büyüklüğünde gerçekleşen bu deprem, İstanbul’da (ve o zamanlar ilçesi olan Yalova’da) büyük paniğe yol açtı. Adalar / Yalova merkezli olduğu düşünülen depremde, İstanbul’da 1 kişi başına kiremit düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Bazı yapılar hasar gördü ancak yıkılmadı.

24 Nisan 1988 Marmara Depremi

Silivri açıklarında meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki bu deprem, başta Tekirdağ olmak üzere İstanbul’da da hissedildi. Bazı evlerin camları kırıldı ve büyük korkuya yol açtı. Akşam saatlerinde meydana gelen depremin, çok sayıda küçük artçısı da kaydedildi.

26 Eylül 2019 Silivri Depremi

Silivri açıklarında 22 Eylül’de başlayan deprem fırtınasının zirve noktası 5,7 ile Silivri açıklarında gerçekleşti. 24 Eylül’deki 4,7’lik şoktan sonra hızlanan deprem fırtınası, 5,7’lik depremden sonra da bir süre devam etti.

İstanbul’da 1 kişi kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Başta Avcılar ve Silivri olmak üzere birçok ilçede yüzlerce bina ağır hasar gördü. 11 Ocak 2020’de 4,9 büyüklüğünde bir artçısı daha meydana geldi.

Tarih boyunca kimi zaman erken, kimi zaman geç olmuş ama mutlaka olmuş bir depremi beklerken, kendimizi olasılık hesaplarına, “ya olmazsa” kolaycılığına teslim edersek, en son İzmir’de yaşadığımız acı manzaraları yaşamamız işten bile değildir. Kendimiz ölebiliriz veya akrabalarımızın cansız bedenlerini çıkarabilmek için günlerce enkaz başında bekleyebiliriz. Bu acı sondan korunmanın en iyi yolu, depremin ne zaman, hangi fayda ve kaç büyüklüğünde olacağı ile uğraşmayı bırakmak, güvenilir yapılarda yaşamak için çabalamaktır.


Beklediğimiz İstanbul Depremi ile ilgili topladığım bilgileri paylaştığım bu yazıda eksik veya hatalı olduğunu düşündüğünüz noktaları lütfen aşağıdaki yorum bölümünden benimle paylaşın. Yazımı beğendiyseniz, sosyal medyada paylaştığınızda çok mutlu olurum. Unutmayın, deprem değil bina öldürür ve deprem karşısında ne kadar insan bilinçlenirse, o kadar fazla şansımız olur.

Yorum Yap

Yorum Yap