1. Anasayfa
  2. Anlamı Nedir?

Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir Sözünün Anlamı


Hayatta en hakiki mürşit ilimdir sözü, bilimin yaşamda temel alınması gereken en önemli yol gösterici olduğunu anlatmak için Mustafa Kemal Atatürk tarafından söylenmiştir. Ulu Önder Atatürk, bu sözü ile bilim ve teknolojiyi önemseyip, akıl dışı dünya görüşlerinin büyüsüne kapılmış toplumların, çağdaş dünyada geri kalacağını anlatmıştır. Günümüzde de geçerliliğini koruyan bir ifadedir.

Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir Kimin Sözü?

Bu söz, Atatürk tarafından söylenmiştir. Sözün tam hali şu şekildedir:

Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir.

Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir Hangi İlke?

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözü, özellikle laiklik ilkesi ile doğrudan ilişkilidir. Mustafa Kemal Atatürk, modern Türkiye’nin inşasında din ve devlet işlerini birbirinden ayırarak, toplumun akıl ve bilim temelli yönetim anlayışıyla ilerlemesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, Atatürk’ün söylemleri, bilimsel düşüncenin ve çağdaş eğitimin önemini ortaya koyarken, laiklik ilkesini de temel taşlarından biri olarak benimsemiştir.

Atatürk, bu sözüyle aynı zamanda din ve vicdan hürriyetinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır. Din ve bilimin ayrılmasının, bilim olduğu kadar dinimizin de insan vicdanında ait olması gereken yüce yerinin önemini anlatmıştır.

Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir Diyen Atatürk Neyi Vurgulamıştır?

Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” sözü, modern Türkiye’nin inşasında bilimin, teknolojinin ve akılcı düşüncenin vazgeçilmez rehber olduğunu vurgular. Bu ifade ile Atatürk:

  • Bilim ve Teknolojiye Dayalı Yönetim: Toplumsal ilerlemenin, batıl inançlar ve hurafeler yerine, bilimsel yöntemlere ve teknolojik gelişmelere dayalı olmasının gerekliliğini ifade eder.
  • Laiklik İlkesi: Devlet işlerinin din ve inançlardan bağımsız, akıl ve bilim ışığında yürütülmesi gerektiğini savunur. Böylece, dinin kamusal alandaki etkisinin sınırlandırılması ve çağdaş, seküler bir toplum yapısının oluşturulması hedeflenir.
  • Çağdaşlaşma ve Modernleşme: Akılcı düşünce, eğitimin ve teknolojik gelişmelerin ön planda tutulduğu bir toplum yapısının, ulusal kalkınmanın ve uluslararası rekabette üstünlük sağlamanın temel taşı olduğunu belirtir.

Bu söylem, Atatürk’ün devrimci vizyonunun ve modern Türkiye’nin temellerini oluşturan akılcı, bilimsel ve laik düşünce yapısının en önemli yansımalarından biridir.

Atatürk Bilime Neden Önem Vermiştir?

ataturk bilime neden onem vermistir

Mustafa Kemal Atatürk, yaşadığı dönemin şartlarını çok iyi analiz edebilen bir lider olduğundan, Osmanlı’nın batılı ülkeler karşısında güçsüz kalmasının arkasında yatan sebepleri görebilmiştir. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Avrupa’da gerçekleşen sanayileşmeye ve teknolojik reformlara ayak uydurulamaması.
  • Eğitim sisteminin bilimsellikten uzak, çağ dışı temellere dayanması.
  • Okuma yazma oranının Osmanlı toplumunda düşük olması.
  • Pozitif bilimlere önem verilmemesi.

Atatürk, yaptığı yeniliklerle bilimsel eğitime ve sanayileşmeye yönelik adımlar atarak Türkiye’yi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmayı hedeflemiştir. Bunun ise dogmalara, hurafelerle değil aklın ve ilmin ışığıyla gerçekleşebileceğini ifade etmek için en hakiki yol göstericinin ilim olduğunu söylemiştir.

içeriğimizi oylayın

Yorum yapıp paylaşmayı lütfen unutmayın. ♥️♥️

2023 yılından beri Dipsiz Kuyu Blog üzerinde editörlük ve yazarlık yapmaktayım. Geçmişte pek çok internet sitesinde aynı işleri yaptığım için, en sevdiğim sektörde devam etmekteyim. Özellikle Alışveriş, Eğitim, Sağlık ve Kadınlarla ilgili konularda yazmayı seviyorum.

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir